Süleyman Gündüz’den Bosna soykırımı yorumu TBMM TV’de.

Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz’ün, Bosna-Hersek Srebrenica katliamının 10 uncu yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması.

SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan üç gün önce 26 Şubat 2007 tarihinde, Hollanda’nın Den Haag kentinde, Birleşmiş Milletler Lahey Uluslararası Adalet Divanının, Bosna-Hersek’in Srebrenica kentinde, Sırp Çetnik saldırganların gerçekleştirdiği soykırımla ilgili kararı üzerine gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4 Nisan 1992′de savaşın başladığı andan itibaren bugüne kadar Bosna-Hersek’te olup bitenlere tanıklık eden bir arkadaşınızım.

Lahey Uluslararası Adalet Divanı, 1948 Birleşmiş Milletler Soykırım Konvansiyonu’nun ışığında Srebrenica’da 10 binden fazla Boşnak’ın hunharca soykırıma maruz kalmasıyla ilgili kararı üzerine ne söyleyebilirim?

Huzurlarınıza çıkarken, nasıl bir sunuş yapmalıyım diye çok düşündüm. Hissiyatımı dile getirmeye karar verdim.

Soykırım, nasıl uygar dünyanın gözleri önünde yapılmışsa, karar da uygar dünyanın gözleri önünde açıklandı.

Başyargıç Rosalyn Higgins “Mahkemenin Srebrenica’da yapılanların, Soykırım Sözleşmesi uyarınca soykırıma girdiği sonucuna vardığını”, “Bosnalılar, dönemin Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç liderliğindeki Belgrad yönetiminin, Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırpları ‘Büyük Sırbistan’ yaratma çabasıyla soykırım olan etnik temizlik kampanyası yürütmesi için cesaretlendirdiğini, silahlandırdığını ve finanse ettiğini”

Başyargıç Rosalyn Higgins devamla�

“Sırbistan’ın, Bosna’da etnik gruplar arasında çatışmanın olduğu savaşta Sırp paramiliter grupların eylemlerinden sorumlu olmadığını, Birleşmiş Milletlerin 1948′deki Soykırım Konvansiyonunda tanımladığı şekilde, Bosna’daki Boşnak nüfusun tamamını ya da bir bölümünü yok etme amacı güdülmediğini” açıkladı. Yani, soykırım var, ama suçlusu yok.

Sırplar, savaş boyunca bütün dünyayı aldatmışlardı. Belki de şöyle düşünmek gerekir: Onlar mı dünyayı aldatmayı becerdiler, yoksa dünya mı aldatılmak istedi?

On bir yıl sonra değişenin olmadığını görüyoruz. Tarihin küllerinden sözde soykırım yaratmaya çalışan uygar dünyanın insan hakları savunucusu ülkeleri, gözleri önünde gerçekleşen soykırıma sessiz kalırken, şimdi de karara karşı duyarsız davranmaktadırlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bosna’da, Sırp saldırıları sonucu 312 bin insan öldürüldü, 10 binlerce insan yaralandı ve sakat kaldı, 1 milyondan fazla insan göç etmek zorunda kaldı, 800 cami yıkıldı, 40 bine yakın kadına tecavüz edildi.

Geçen yıl 11 Temmuz 2006′da Srebrenica’da toplu mezarlardan çıkartılmış 504 Bosnalı Müslüman’ın cenaze merasimlerine katıldım. Merasim alanına vardığımda, önce defin edilecek 504 tabutun bulunduğu alana gittim. Ardından, daha önce gömülen mezarların yanına varıp oturdum. Yeni mezar yerleri açılmış yeni definler için, gelecek yıl yenileri, bir sonraki yıl yenileri açılacak. Bu mezarlara gömülen insanları öylesine yakın buluyordum ki kendime, bunlar benim insanlarımdı, Anadolu’nun herhangi bir kasabasının insanlarıyla birlikteydim sanki. Orada babam mezarda son düzeltmeleri yapıyordu sanki, annemse kardeşimin tabutu başında Kur’an’dan sureler okuyordu:

“Güneş karanlığa gömüldüğünde

Yıldızlar döküldüğünde

Dağlar kaybolup gittiğinde

(Ve suçsuz yere) Diri diri toprağa gömülen kız,

Hangi suçundan dolayı öldürüldüğünü sorduğunda�”

Komşularımız, onlar da kendi babalarının ve çocuklarının telaşında. Ya bulunamayan akrabalarımız? Bir anne, geçen yıl gömülen çocuğunun mezarı başında çocuğunun saçlarını okşar gibi büyüyen otları okşamaktaydı. Lanetledim medeniyeti. Yeniden mezarlık alanına baktım, mahşer anını anlatmaktaydı. Bütün şu mezarlara gömülen insanlar benim akrabalarım. Bu insanların da bir zamanlar benim duygularımın aynısıyla dolu olduklarını düşündüm.

Bu merasim, her yıl toplu mezarlardan yeni çıkartılmış ve DNA testleriyle kimlik tespitleri yapılmış yüzlerce cenazenin defin ve soykırıma uğrayanların anma merasimiydi. Bu yıl ve önümüzdeki yıl ve daha sonraki yıllar� Kolay değil, bilinen 8 bin, kayıplarla birlikte 10 bin insan�

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Devamla) – İnsanlık var oldukça, burada, yeryüzünde yapılan tüm zulümleri kınamaya devam edeceğiz. Ta ki hak ve adalet galip gelinceye kadar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İkinci Dünya Savaşından sonra yaşanan en büyük sivil katliam Bosnalı Müslümanlara yapılandır. Srebrenica ile ilgili alınan karar, uygar dünyanın vicdanını rahatlatmayacaktır. Bu günahın karanlık gölgesi, zaman ve mekânda, kıyamet gününe kadar yayılacak.
Sözlerimi Bosna-Hersek Devleti’nin kurucusu büyük mütefekkir ve devlet adamı merhum Aliya İzzetbegoviç’in sözleriyle bitiriyorum. “Er ya da geç, adalet suçluları bulacaktır.” İnanıyorum ki bu aziz millet tarihteki yerini tekrar aldığında, hak ve adalet galip gelecek.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

kaynak: TBMM.gov.tr

About the Author