Mizahla izah ediyorlar

‘Özde değil sözde mizah’ başlığı ile yayınlanmaya başlayan Cafcaf mizah dergisi, entelektüel mizah yapma iddiasında. 30 kişilik bir yayın kadrosu bulunan dergi şimdilik aylık ve bir ek olarak yayınlanıyor. Dergi ekibi, cinselliğin sömürüsünü yapmadan mizah yapacaklarını, milli ve dini hassasiyetleri önemseyeceklerini belirtiyor.
Mevcut mizah dergilerinin içeriğinden rahatsız olan genç karikatüristler ve mizahçılar cafcaflı bir dergi ile gülümsüyor. ‘Özde değil sözde mizah’ alt başlığı ile ayda bir yayınlanmaya başlayan Cafcaf, 30 kişilik dev bir kadroya sayfalarında yer açıyor gözükse de 24 sayfa ve küçük boyutuyla alışılmışın dışında bir format sunuyor. Tabii Cafcaf’ın sıra dışı özelliği kendisini içeriğinde de gösteriyor. Mevcut mizah dergilerinin cinselliği sömürerek espri yaptığını ve böylece dar alanda kısa paslaşmalar sergilendiğini düşünen ekip, bunlara mahkum olmadan ince mizahın peşinde olduklarını belirtiyorlar. Cafcaf ekibinin amacı ise vurucu, çuvaldızını kendilerine de batırabilen ve entelektüel bir seviyesi de olan mizah yapmaya çalışmak. İlk sayıda arzu edilen biçimsel ve içerik kalitesini yakalayabildiğini söylemek zor elbette, ama bağımsız bir dergi olduktan sonra mizahın diliyle günlük hayata dair etkili konuşma balonlarını söyleyeceğine şüphe yok.
Aylık olarak yayınlanan Genç Dergisi’nin eki olarak yayın hayatına başlayan Cafcaf’la herkesin dergisi olmaktan ziyade düşünen, entelektüel ve espriyi önemseyen okurlara seslenmek istediklerini kaydeden Cafcaf’ın yayın editörü Asım Gültekin, 70 milyon insana seslenmek gibi bir amaçlarının olmadığını söylüyor. “70 milyona seslenmiyoruz. Sığlıklara teslim olmuş insanlar muhatabımız değil.” diyor. “Hedef kitleden ziyade hedef okuru önemsiyor, zeki ve matrak okurlara sesleniyoruz. 50 bin kaliteli okur bize yeter. Biraz entelektüel görünümlü bir dergiyiz.” diyen Gültekin, muhafazakar camiadaki mizah dergisi eksiğini giderdiklerini söylüyor. Gültekin’in bu görüşlerini derginin yazarlarından Bünyamin Yılmaz, “Türkiye’deki muhafazakâr tandanslı mizah dergileri hep sekteye uğradı. Mizah dergisinin eksikliğini her zaman hissettik. Bu açıdan Cafcaf bizi heyecanlandırdı. Kendi sosyal hayatımızda asık suratlı değiliz ve bunu dergiye yansıtmak güzel olacak.” diye destek çıkıyor.
“Mizah ve izah aynı kökten”
On yıl kadar önce çıkan Ustura Dergisi’nden sonra milli ve dinî hassasiyetleri önemseyen bir mizah dergisinin çıkmadığını düşünecek olursak bu alanda çok büyük bir boşluk olduğu aşikâr. Peki buradan hareketle muhafazakar kitle diye tanımlanan insanların mizaha uzak olduğu okumasını yapmak mümkün mü? Asım Gültekin böyle bir algılayışın yanlış olduğunu ifade ederek, daha ziyade bunun eleştiren tiplere tahammül edemememizden kaynaklandığı görüşünde. Gültekin, “Mizah ve izah aynı kökten geliyor. O yüzden izahı da zekice yaptığınız zaman mizah oluyor. Mizah yaparak vaaz verenleri de çok sever bu millet.” derken, derginin çizer kadrosunda bulunan Ahmet Altay ise bu algılayışımızın çizgiye bakış açımızda yattığının altını çizerek, “Biz çizgiye hâlâ yabancıyız. Alenen gülmek toplumsal kabullerden dolayı bize ters geliyor. Ama aramızda gayet iyi gülüp eğleniyoruz. Bu yayına yansıyınca biraz rahatsız oluyoruz. Oysa alanı sınırlamak yerine genişletmek lazım.” diyor.
Mizahın muhalif olma özelliğini derginin yayın çizgisi ile de kalınlaştıran Cafcaf’ın bayağılıklara karşı olduğunu belirten Gültekin, “Cinselliğin istismar edilmesinden hiç hoşlanmıyoruz. Halkımızın değerlerine hakaret edilmesine hiç tahammülümüz yok. Haddini bilmeyenlere de haddini bildirmek isteriz.” diyor. Kendilerine birileri tarafından ‘İslamcı mizah dergisi’ ibaresinin zaten yakıştırılacağını söyleyerek bunun için önlem aldıklarını kaydeden Gültekin, “Onlar bize İslamcı demeden biz kendimize İslamcı diyoruz. Kendimize bu etiketi yapıştırdık ki zorlanmasınlar. Servis ediyoruz yani.” diyor gülümseyerek.
İçeriğinin yüzde 25’ini yazıya, geri kalanın’ın ise karikatüre ayıran Cafcaf mizah dergisinin kadrosunda eskilerden ve genç kuşaktan birçok ismi görmek mümkün. Cıngar’dan Cemal Satgın ve Niyazi Çol, Ustura’dan Turgut Yılmaz, Ahmet Ercan, Gerçek Hayat’tan Hakan Albayrak, Werner Hugo, Asım Gültekin, Suavi Kemal Yazgıç ve Karton Piyer’in yanı sıra Bülent Ata, Volkan Akmeşe, Y.Buğra Eryılmaz, Bünyamin Yılmaz, Ömer Faruk Dönmez, Yusuf Turan Günaydın, Ahmet Altay, Numan Kodal, Abdurrahman Doğan gibi isimler yanında bir de kadroya eklenecek isimler var. Usta çizer Hasan Aycın, Fit ve Cümbür’den Ragıp Buliç, Sadık Pala, Ahmet Kesgin, Ustura’dan Yüce Yılmazoğlu, Adem Mermerkaya dergiye katılacak çizerlerden bazıları… Aynı zamanda İsmail Kılıçarslan, İbrahim Demirci, Ahmet Murat, Yusuf Armağan, Hicabi Kırlangıç, Mücahit Küçükyılmaz, Mustafa Alcan ve Bünyamin Yıldız, Cafcaf’a yazı verecek isimlerden bazıları.
İlk sayısı 11 bin basılan ve Genç Dergisi ile birlikte aylık olarak verilen Cafcaf’ı (0212 671 07 00) bayilerden ve NT mağazalarından bulabilirsiniz. Gereksiz taramalardan kaçınmayan Cafcaf’ın bağımsız ve haftalık bir dergi olması temennisiyle… Sonuç itibarıyla Türkiye geyiktir, geyik kalacak…
Cafcaf’ın haftalık olmasını arzuluyoruz
Asım Gültekin (Cafcaf Yayın Yönetmeni): Çok ciddi görünmek ve ona uygun davranmak, ağırbaşlı olmak gibi bir durum var bizde. O da bizi tabilikten uzaklaştırıyor. Mizah bizi olduğumuz gibi ortaya koyacak bir şeydir. Zeki adamlarsak zeki şeyler yapmalıyız. O yüzden cafcaflı şeyler yapmak lazım dedik ve titiz bir araştırmanın sonucunda ekibi topladık. İlk sayımız teknik açıdan biraz eksik oldu. Boyut ve renk itibarıyla klasik mizah okurunu tatmin etmeyen durumlar var. Ama ikinci sayıdan sonra daha iyi bir dergi çıkaracağımıza inanıyorum. Çizerlerimiz 10-20 yıldır çizen insanlar ve malum mizah algısının dışında durdukları için ortada değillerdi. Bu potansiyel ve birikimle çok iyi işler yapacağımıza inanıyorum. Derginin haftalık olması için uğraşıyoruz.
Çizer değil, destek sıkıntısı var
Ahmet Altay (Karikatürist): Mizahın özünde eleştiri var ve insan kendini eleştirdiği ölçüde mizah yapabilir. Muhalif olmak gerekiyor ve bunun da bir sorumluluğu var.. Biz çizgiye hâlâ yabancıyız. Alenen gülmek bize ters geliyor. Oysa alanı sınırlamak yerine genişletmek lazım. Elbette bunun sınırları olacak. Biz de çizer sıkıntısı yok, sadece destek yok. Biz Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız, mizahı iyi yaparız.
Bel altı espriler, çizeri de okuru da kısıtlıyor
Çağrı Cebeci (Karikatürist):Mizah dergisine gerçekten ihtiyaç vardı. Ustura’dan sonra bizim kafamızdaki çizerlerin bir yerlerde buluşması gerekiyordu. Cafcaf’la 3 puan alıp önümüzdeki maçlara bakacağız. Önemli olan akıl esprisi çıkarmak. Diğer dergilerdeki arkadaşlar bel altı esprisi yapacağım diye bir alana sıkışıp kendilerini kısıtlıyorlar bence. Oysa geniş bir arazi var ki… Çizerin sınırları olmalı; ama özgür de olabilmelidir.”
İlla mesaj verme kaygısı yok
Turgut Yılmaz (Karikatürist): İlk sayı biraz aceleye geldi; ama bundan sonra çok iyi yerlere gelecektir eminim. Zaman içinde yeni tiplemeler yeni bantlar yer alacaktır. Doğru olduğuna inandığımız şeyi yapmaya çalışacağız. İnsanlar kendi birikimlerini aktaracağı için dergide illa mesaj vereceğiz diye bir gayemiz olmayacak.
Kişilik ve kul hakkına riayet edeceğiz
Volkan Akmeşe (Karikatürist): Müslümanlarla arasına duvar örmeyen insanları da yakalayacak bir dergi olacağız. Bizim kusur olarak görmeyeceğimiz şeylere kusur bulunacağını düşünüyorum. Kişilik ve kul hakkına saygısızlık etmeden çizeceğiz. Edep ve ahlaka riayet ederek bir şeyler yapmak çok daha sağlıklı.
Dergilerin kapağına bakmaya haya ediyorum
Adem Mermerkaya (Karikatürist): Hayatımız mizahla iç içe, ülkede her şey mizah zaten. Ben mizah dergilerinin kapağına bakmaya haya ediyorum. Mizahta incelik, espri, akıl vardır, ama bugünkü dergilerde sadece iğrençlik var. Piyasadaki hiçbir dergi, mizah yapmıyor.