Genelkurmay neden rahatsız olmuş!

23 nisan23 Nisan etkinliklerindeki mini etekli kızlardan mı?

Yada vatanımın coğrafyasında şehid düşen

henüz yirmisinde, yanakları kırmızı, gözleri ışıl ışıl olan körpelerden mi?

Kerkük’e müdahaleyi diyarbakır’a müdahel sayarız demeçlerinden mi

aponun adasından pkk’ya verdiği talimatlardan mı?

dağlara çıkmış binlerce çakaldan mı?

bir ihtilal provasına dönüşen nevruz kutlamalarından mı?

Büyük şehirleri haraca bağlayan derin çetelerden mi?

tabiki hayır.

bataklıklarının kurumasını istemeyen sivrisinekler, tehlikenin farkında mısınız diye vızıldaşıyorlar.

biz bu filmi bir daha görmüştük ama bu sefer yemezler.

buyrun beraber okuyalım

—————————————————-

Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş,

ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

tam metin

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan duyuru

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


Şu ana kadar 6 yorum yapılmış

  1. mucahid Nisan 29, 2007 06:39

    sa

    yahu ben bunlardan bisey anlamiyorum ya.oraya mini etekli kizlar ciksa gobek atsa kimse laf etmez,ama cikip ilahi okudular diye ortaligi ayaga kaldiriyorlar.yahu sanane be asker ,sen kimsin ya ne hakla o insanlara laf soylersin.

    dinini yasayan insanlara neden laf edersiniz anlamam ya,siz din dusmanimisiniz?

    insanlar oraya zorla goturulmedi ,kimse orada zorlada tutulmadi,kimseye zorla biseyde okutulmadi.

    adam bayrak asmis,ataturk posteri asmis oraya,bu seferde indirmeye calistilar diyorsun.adam bayrak assa bi dert asmasa bi dert.memlektte bunca sorun var hala dinle ugrasiyorsunuz ya,dedelerimiz Allah Allah diye savasip sehit oldular.Sizi boyle gorselerdi yuzunuze tukururler,haklarini helal etmezlerdi.Yaziklar olsun ulkemizi emanet biraktigimiz bu tip askerlere

  2. lithaldoren Nisan 29, 2007 19:33

    çok güzel oldu, asker el atmasaydı neler yapacaktınız daha kim bilir..

  3. Fahri yılmaz Nisan 30, 2007 03:49

    evet asker olmasaydı kuran okumaya ve ilahi söylemeye devam edecektik.

    Bir ülkede eğitim sistemini aşçı düzenlesene ne olur.?

    Yada ekonomiyi bir marangoz idare etse?

    Herkes işini yapsın yada sussun.

    Durumdan vazife çıkartmasın.

    30 bin şehid vermişssin memlekette terör var!

    niye konuşulacaksa onları konuşalım.

  4. kederli Mayıs 4, 2007 16:06

    kurandan rahatsız olanlara ne denir? alın size 100 puan değerinde bir soru.

  5. Dr Süleyman Mayıs 5, 2007 09:12

    No comment.

  6. HAKAN Temmuz 6, 2007 08:52

    s.a güzel ülkem benim ne hallere geldi be söyleceyek bir şey bulamıyorum bu ülkede “müslümanlar gevurlaşır iken gevurlar müslümanlaşıyor” yazıklar olsun diyorum bu ülkeyi bu hale getirenlere yazıklar olsun ALLAH yar ve Yardımcımız olsun bizim AMİN

Fikrini ifade et!

Lütfen terbiye kurallarına riayet edin. Email adresiniz hiç bir şekilde yayınlanmayacak.