Türkiye tarihinin en acı olayı 9. yılında
Onbinlerce kişinin yaşamını yitirdiği Marmara Depreminin yarın 8.yılı doluyor.
17 Ağustos 1999, saat 03:02′de merkezi Kocaeli-Gölcük olan, Richter 7.4 şiddetinde büyük bir deprem yaşandı.
Deprem tüm Marmara Bölgesinde, Ankara ve İzmir’e kadar Türkiye’nin geniş bir alanında hissedildi; ancak Kocaeli, Adapazarı, Gölcük, Yalova ve çevrelerinde büyük çapta can kaybı ve hasara neden oldu.
15,000 ölü, onbinlerce yaralı, binlerce tamamen yerle bir olmuş bina/konut, on binlerce hasarlı yapı ve yüzbinlerce evsiz insan.
Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişiyi evsiz bırakmıştır. Yaklaşık 16.000.000 insan depremden değişik düzeylerde etkilenmiştir.
Deprem gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biridir.
Üzerinden yıllar geçmesine rağmen depremin neden olduğu acı hala tazeliğini koruyor.
Bütün dünyanın seferber olduğu deprem Türkiye tarihinin en acı olaylarından biri olarak hafızalardaki yerini aldı.
HASARIN FAZLA OLMASINA NEDEN OLANLAR
Yapım hatalarından çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2100 dava açıldı. Bu davalardan 1800′ü kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen Şartlı Salıverme Yasası ve başka hukuki boşluklardan dolayı cezasız sonuçlanmıştır.
Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilse de çoğu ertelenmiştir. Bunun dışında kalan davalar ise 16 Şubat 2007 Cuma günü 7.5 yıllık zaman aşımı sürelerini doldurarak zaman aşımına uğradılar ve düştüler.
depremden bir sene sonra alman zdf televizyonundan depremin görüntülerini izlemiştim.
depremin merkezinin olduğu yerde türkiye ve israil ortak deniz tatbikatı düzenliyor muş.Depremin olduğu günkü görüntüleri gösterdiler balonlar, balolar, içkiler vs.
Acaba neden türkiyede kimse bunu konuşmadı konuşulmadı neden saklandı merak ettim.
evet bilen var mı neden?
geçenlerde yardım çalışmalarına fiili katılmış bir gönüllü ile görüştüm.
her yerde bir kaos hakimdi biz bulduğumuz yaralıları kurulmuş ilk yardım çadırlarına getiriyorduk.
daha sonra ziyaretlerine gittiğimizde bir kısım yaralıları bulamıyorduk.
Bu durum o karmaşada bizi fazla rahatsız etmedi fakat bu sıkça tekrarlınca şüphelendik.
ağaç diplerinde parçalanmış insan cesetleri bulduk dedi.
sonra öğrendik ki israil organ mafyası..
evet anlattıklarımız hayal değil yok yok Ağustos depremi bir rüyada değildi.
televole çıkınca gerçekler kaybolmuyor.
ıraka bakıp ders alalım
yoksa bosnaya bakıp ders alamayan kosovaya döneriz.
millet haydi uyanın, balığa gidiyoruz.
yeni bir internet kullanıcısıyım ben izmitliyim bunula ilgili çok şeyler duydum bundan daha fazlalarınıda hak ediyoruz rabbimiz bize çeşitli ayetlerde uyarı niteliğinde ( siz hala aklınızı kulllamazmısınız _ ne zaman aklınızı kullanacaksınız ) diye bizleri uyarırken peygamberimiz hz. muhammet s.a.v efendimizde bize çeşitli hadislerinde ( yahudilerden dost edinmeyiniz )(cennete girmek isterseniz birbirinizi seviniz birbirinizi sevmedikçe cennete giremezsiniz ) ( birbirinize zulüm etmeyiniz yoksa zulme uğrarsınız ) allah aşkına söyleyin bana hangimiz aklımızı ilmimizi alım gücümüzü allahın cc yoluna kullanıyoruz? .hangimiz allah için yahudilerden dost edinmeyin diye bir hadis varken yahudilerin ürünlerini satın alıp onlara ekonomik anlamda destk olmuyoruz? hangimiz oturduğu mahallesinde apartman site vs bunun gibi komşusu aç yatarken tok yatmıyoruz ? hangimiz birbirimizi gerçekten çıkarsız allah için seviyoruz? hangimiz birbirimize fikirlerimiz çakıştığında zulüm etmiyoruz? zulüm sadece müslüman kardeşine eziyet etmek değildir savaşın ortasında bulunan ve tek amacı dinini müslümanlığını evini eşini aşını korumaya çalışan kardeşini unutmak namazında rabbinin huzuruna çıktığında onun için meded ya allahım kardeşlerime yardım et dememekte kardeşine bir zulümdür. okadar çok sitelere girdim her konuda herkes bir yorumlar yaptım müslümanlar bu siteye yorum yapamayak kadardamı aciz oldu rabbim bizi affetsin ve gaflet uykusundan uyanmayı nasip etsin es selamün aleykum
arkadaşlar 1999 depreminde acıların en buyugunden bende tattım.aılemizden 6 kışi can verdı.sadece şunu unutmayalım,bızler byle devam edersek sonumuz dahada acı olacak.depremden sonra ınsanlarda ölüm korkusu dahada azaldı.önceleri mahellede 1 kişi öldümüydü insanlar yas tutar saygı gösterırdı.depremde ölğ sayısı onbinlerle anılınca insanlara ölüm basit bişeymiş gibi gelmeye basladı.ve insanlarda günlük yaşama olayı baş gösterdı.bunun getırısıde belli…..sapkınlık ve bosvermezlık.bunlar benım nacızane fıkırlerım.yanlız her neolursa olsun yaradanı unutmak asla olmaz.rabbim hepimizin günahlarını affetsin.(KULLARLI SAVAŞ KILIÇ
tamamen doğru ibrahim kardeş..senin söylediklerinin üstüne bişi söyleyemem zaten çok haklısın..